Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tez Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 218
  • Öğe
    Binalarda ve binaların yapım aşamasında kullanılan diğer malzemelerin inşaat şantiyelerinde çalışan işçilerin sağlığı üzerindeki etkileri
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2019) Koçak, Ahmet Furkan; Avcıata, Ulvi
    Şantiyelerde her yıl farklı iş kazaları meydana gelmektedir. Yapılan araştırmalara göre yaklaşık olarak şantiyelerde meydana gelen iş kazaları nedeniyle 500' e yakın işçi hayatını kaybetmektedir. Öte yandan gerçek rakamlar çok daha fazla olmakla beraber kayıt altına alınamayan ölümlü iş kazalarının olduğu da bilinen acı bir gerçektir. Şantiyelerin planlanma, kurulum, çalışma ve tamamlanma aşamalarına kadar işçilerin can güvenliğini sağlayan temel ilkelerin yer aldığı İş Sağlığı ve Güvenliği dünya standartlarına uygun olarak düşünülmesi ve yer alması gereken bir olgudur. Dünya genelinde İş Sağlığı ve Yönetim Sistemleri Şartlarını ve uygulamalarını kapsayan OHSAS 18001 ve 18002 gibi standartlar iş sağlığı ve güvenliğinin net ve uygulanabilir olmasını sağlamıştır. Bu standartlar Türk Standartları Enstitüsü tarafından da dilimize çevrilmiştir. Bu standartlar risk, riskin büyüklüğü, elimine edilebilirliliği, tahammül edilebilirliliği gibi durumlar için alınması gereken önlem ve çalışmaları kapsamaktadır. Risk değerlendirmesi yapılması ve şantiyelerin özellikle bu kapsamda çok tehlikeli iş yerleri olması nedeniyle yer alması gerektiği hususu belirtilmiştir. Şantiyelerde meydana gelebilecek farklı iş kazalarının önlenmesi ve en aza indirgenmesi tehlikelere karşı tedbir alınması bu standartların uygulanması ile mümkün olacaktır.
  • Öğe
    Osmanlı İmparatorluğu'nda miri arazi rejimi ile ticaret politikasının toplumsal ve ekonomik sonuçları
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2018) Karabulut, Samed; Yıldırım, Hakan
    Çalışmamız Osmanlı imparatorluğunun hâkimiyeti altında bulunan toprakların bir kasımında kurmuş olduğu Miri arazi rejimi ve bu rejimle paralel olarak gelişen ticaret hayatı ve ticari anlayışının doğurduğu toplumsal sonuçlar ele alınmıştır. Osmanlı devleti oldukça müdahaleci bir üretim ve tüketim ekonomisi belirlemiş, bu amaçla uygulamış olduğu politikalar ile Osmanlı toplumsal yaşamına etki etmiştir. Özel mülke izin vermeyen ve sermaye birikimini önlemek maksadıyla çok çeşitli müdahaleci politikalar benimseyen merkezi hükümet, iktidarının zayıfladığı dönemlerde bu politikalarından taviz vermek zorunda kalmıştır. Ve gerek savaş teknolojisinde yaşanan gelişmelerden ötürü gerekse de nakit ihtiyacından dolayı kendi kurmuş olduğu yapı olan Tımar sisteminin tasfiyesine sebebiyet vererek bunları başta askeri mensuplar olmak üzere vergi ve toprakların gelirlerini özel kişilere satmıştır. Bu kişiler zamanla devletin hem en çok ihtiyaç duyacağı nakit akışının sahibi olarak bölgesel bir güç konumunda devlete karşı bir kuvvet oluşturmuş hem de reayanın âyan adı verilen bu gurup tarafından ezilmesine sebep olmuştur. Burjuva sınıfının yokluğu devleti çok önemli olacak ticari malların ucuza getirilmesi, vergi kaynaklarının sağlanması, istihdam gibi kaynaklardan mahrum bırakırken diğer taraftan halkı da devlete karşı talep edebileceği bir üçüncü güç olarak çıkamamasından dolayı demokratik gelişmelerin önünü tıkamış ve toplumsal huzursuzluklara sebebiyet vermiştir.
  • Öğe
    360 derece personel seçiminin üniversiteler üzerindeki etkisi
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2018) Hafo, Sevda; Yazıcı, Mehmet
    insan kaynaklarını etkin kullanan işletmelerin günümüzde varlığını sürdürme şanslarının çok yüksek olduğu ve kar, kalite, verimlilik gibi diğer amaçlarını gerçekleştirmelerinin çok daha kolay olduğu herkes tarafından bilinmektedir. artık insanı herhangi bir üretim faktörü olarak gören anlayış yıkılmıştır. işletme yönetimi de buna göre yapılanmak, sistemini buna göre kurmak ve işletmek zorundadır. bu noktada temel sorun ise söz konusu sistemi kurup işletecek, temel araç ve rekabet kriterlerini gerçekleştirecek ve bunların sürekliliğini sağlayacak insan kaynağını bulmak, seçmek ve amaçlar doğrultusunda yönlendirebilmektir. Bu çalışmada insan kaynakları yönetiminin en önemli süreci olan personel seçimi ile beraber yanlış personel seçiminin işletme maliyetine etkisi ve bu maliyetlerin sosyo demografik değişkenlerin işletmeler ( üniversiteler) açısından değerlendirilmesi yapılmıştır.
  • Öğe
    Elektronik defter (E-defter) uygulamaları ve işletmeler açısından kazanımları
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2018) Bal, Emin; Tevfik, Gürman
    Kayıt dışı ekonomi; illegal, noksan bir biçimde vergilenmiş veya belgelerde kaydı olmayan, bu nedenle devlet kayıtlarında bulunmayan, başka bir ifadeyle gizli olan iktisadi işlemlerdir. Giderek gelişen teknolojinin, özellikle bilgisayar ve internetin değişimi ile beraber para, mal ve hizmetlerin el değiştirmesinin artışı da göz önüne alındığında, kayıt dışı ekonomi günümüzde önemli bir problem haline gelmiştir. Bu durum aynı zamanda, kayıt dışı ile mücadeleyi güçleştirmekte ve devletlerin bahsedilen teknolojileri kullanarak kayıt dışılığı kolayca takip etmesi, saptaması ve elemine etme yöntemleri ortaya çıkmaktadır. Bilişim teknolojilerinde ortaya çıkan hızlı gelişmeler kapsamında Türkiye'de de kayıt dışı ekonomiye karşı bir süreç oluşturulmuş, elektronik ortamların kullanımı konusunda kritik seviyeler aşılmaktadır. Bunlar arasında; e-fatura ve e-defter uygulamaları yer almaktadır. Gelir İdaresi tarafından uygulaması yapılan ve elektronik ortamda meydana gelen beyanname verme, gibi işlemlerin yönetimin iş yükünü azalttığı ve elektronik ortamdaki denetimin daha kolay bir biçimde gerçekleştiği görülmektedir. E?Defter uygulamaları ile birlikte işlemlerin izlenmesi daha kolay bir hale gelecek, deftere her zaman olanağı sağlanacak ve bu şekilde geleneksel vergi denetiminin yerini bu sistem alacaktır. Bu bağlamda bu çalışmada, kayıt dışı ekonomi ve e-defter uygulamaları anlatılmıştır.
  • Öğe
    Bankaların personel seçiminde kullandığı işealım metotları ve uygulama örnekleri
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2016) Kuru, Fatih; Dündar, Gönen İlkar
    Bu Tezimizde, Bankacılık sektörü, insan kaynağını seçerken nelere dikkat ettiğini, öteden beri gelen tecrübeleriyle İK yöneticilerin sektörde çalışmak isteyen kişileri, kişilerden beklentileri, başvuran kişilerin başvurdukları pozisyon için gerekli şartları taşıyıp taşmadıkları, işin gereksinimi olan ve yönetsel beceriler ya da proaktif çözümler sergilenmesi gereken durumlarda adayda bu özelliklerin olup olmadığını, daha doğrusu işe göre adaylar değerlendirerek en uygun adayın nasıl seçildiğine dair bilgiler yer almaktadır. Günümüzün popüler mesleklerinden biri olan Bankacılık sektörü 181.000 çalışanı ile Türkiye'nin en dinamik sektörlerinin başsında gelen bir sektördür. Nisan 2016 dönemi itibariyle Konsolide olmayan sektörün aktif büyüklüğü 2.396.106 Milyon TL dır. Bu kadar büyük bir hacmi yönetecek birçok yönetici ve çalışanın olduğu ve rekabetin en yoğun olduğu bir sektör olması sebebiyle sektörde faaliyet gösteren bankaların rekabet için, ürün yanında kaliteli bir şekilde sunumu da önemli bir özellik haline gelmiştir. Sektör bu yüzden yenilikçi, teknolojiyi takip eden bir sistem ve bu sistemle bütünleşmiş bir iş gücü oluşturulması, ilerleyen zamanlarda daha optimum çalışan sayısı ile insanları şube ve banko ağırlıklı hizmet verilen bir sektörün ötesine taşıma yönünde her geçen gün adımlar atılmaktadır.
  • Öğe
    Rol belirsizliği, rol çatışması ve tükenmişliğin örgütsel bağlılığa etkisi: Ayakkabıcılık sektöründe faaliyet gösteren bir aile şirketinde uygulama
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2021) Çukurçayır, Süleyman; İrhan, Hacı Bayram
    Sanayi devriminden günümüze kadar olan süreçte bilgi toplumuna geçiş ile birlikte insan kaynağının önemi artmış ve örgütlerde iş görenlerin problemlerinin ortadan kaldırılması üzerine araştırmalar yapılmıştır. İlgili gelişmeler ışığında insan kaynakları alanına katkı sağlamak üzere hazırlanan bu araştırmada ayakkabıcılık sektöründe faaliyet gösteren bir aile işletmesinde iş görenlerin rol belirsizliği, rol çatışması ve tükenmişlik algılarının örgütsel bağlılıkları üzerindeki etkisinin ortaya koyulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda İstanbul'da ayakkabıcılık sektöründe faaliyet gösteren bir aile şirketinde çalışan 285 katılımcıya anket uygulanmıştır. Uygulanan anket formunda demografik bilgi formu ile birlikte Rol Belirsizliği-Rol Çatışması Ölçeği, Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği yer almaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre çalışanların rol belirsizliği ve rol çatışması algısı ile birlikte duyarsızlaşma düzeyleri duygusal bağlılıklarını azaltmaktadır. Bununla birlikte kişisel başarı hissindeki artış duygusal bağlılığı artırmaktadır. Araştırmanın bir diğer bulgusuna göre çalışanlarda kişisel başarı hissi normatif bağlılığı artırırken; rol belirsizliği ve duyarsızlaşma devam bağlılığını azaltmaktadır.
  • Öğe
    Meslek liselerindeki öğretmenlerin iş doyumunun örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinin incelenmesi: Bağcılar ilçesi örneği
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2021) Bakan, Zeynep; Çelik Sütiçer, Meysure Evren
    Duygular, kişinin bir birey olarak kendini anlamlandırmasında etkin rol oynamaktadır. İnsanın sosyal bir varlık olması, kişilerarası ilişkilere mecbur olması duyguların paylaşılması, anlaşılması ve kontrol edilmesini gerekli kılmaktadır. Duyguların nasıl ifade edileceği toplumsal kabullere göre ve zamanın koşullarına göre değişebilmektedir. Kişi içinde yaşadığı sosyal ortama ve zamanın koşullarına göre duygularını düzenleyebilme ve kontrol edebilme becerileri sergilemelidir. Bu beceri kişinin sosyal yaşamındaki ilişkilerini yönetebilmesini sağlamaktadır. Erken yaşlardan itibaren sosyalleşme süreci ile duygu düzenleme becerileri gelişir ve yaşam boyunca devam eder. Kişi bazı durumlarda yaşadığı duyguyu farklı biçimlerde ifade ederek içinde bulunduğu durumun gereklerini yerine getirebilir. Küreselleşen dünyada yaşanan gelişmeler iş yaşamında zorlu bir rekabet sürecini başlatmıştır. İşletmeler varlıklarını devam ettirebilmek adına bu rekabet yarışında avantaj sağlamaya çalışmaktadır. İşletmelerin varlıklarını sürdürebilmek için ellerinde bulundurdukları en önemli kaynaklardan biri insan kaynaklarıdır. Bu nedenler çalışanların örgüte olan bağlılıklarını ifade eden örgütsel bağlılık kavramı son yıllarda daha fazla araştırılmaya başlanmıştır. İş doyumu kavramı ise kişinin iş ve özel yaşamında sahip oldukları ve sahip olmak istediklerine dair yaptığı karşılaştırma sonucunda hissettiği tatmin duygusudur. Tüm işletmelerde günümüzde önem kazanmaya başlayan bu kavramın, eğitim sektöründeki önemi de giderek artmaktadır. Bu çalışmada, Bağcılarda bulunan meslek liselerindeki öğretmenlerin iş doyumu ve örgütsel bağlılık düzeyleri incelenerek bu kavramlar arasındaki ilişki incelenmiştir.
  • Öğe
    Hastanelerde işçi sağlığı ve iş güvenliği
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2016) Ocakoğlu, Aziz; Dündar, Gönen İlkar
    Kişilerin en temel hakkı olan yaşam hakkı yasalar ile güvence altına alınarak, kişilerin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamasının sosyal bir hak olduğu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların görevi olduğu düzenlenmiştir. Bu yolda atılan en önemli adım hiç şüphesiz kamu ve özel sektör ayrımı gözetmeksizin tüm çalışanların kapsamına alındığı 6331 Sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu çıkarılmasıdır. Bu kanun ile bütün işyerlerinde sağlıklı ve güvenli çalışma ortamları oluşturulması amaçlanmıştır. İş sağlığı ve güvenliği disiplininin temelinde kuralcı yaklaşım yerine önleyici yaklaşım vardır. En iyi çalışma koşulları hedeflenerek, sürekli iyileştirilme, iş kazası veya meslek hastalığı ortaya çıktıktan sonra neler yapılacağı değil, iş kazası ve meslek hastalığının önlenmesi için atılacak adımlar esas olmalıdır. Bu kapsamda muhtemel risklerin tespiti ve tedbir alınması önemlidir. İşletmeler iş sağlığı ve güvenliği konusunu işletme kültürünün bir parçası olması için çalışmalıdırlar.
  • Öğe
    Kamu kurumlarında yönetim ve organizasyon sorunu: Diyanet İşleri Başkanlığı örneği
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2019) Taş, Yusuf; İrhan, Hacı Bayram
    Günümüz dünyasında demografik, sosyolojik, teknolojik yaşam etmenlerindeki gelişmeler insanların yaşam koşullarını etkileyerek değişimlere sebep olmuştur. Bununla birlikte iş yaşamında da hızla değişen şartlar kurum ve kuruluşların yönetim ve organizasyon yapısını önemli hale getirmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı diğer kurumlara göre farklı bir vizyona sahiptir. Diyanet İşleri Başkanlığının asıl çalışma alanı insanlar için önemli olan din kavramıdır. Bu sebeple diğer kurumlarda olmayan bazı problemlerle muhatap olunmaktadır. Bu çalışmada Diyanet İşleri Başkanlığının yönetim ve organizasyon yapısı ve sorunlarını konu edilmiştir. Bu çalışma teorik ve ampirik olmak üzere 2 kısma ayrılmaktadır. Teorik bölümde kaynak tarama yöntemi tercih edilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise anket çalışması yapılmıştır. Yapılan bu anket çalışması Diyanet İşleri Başkanlığındaki yönetim ve organizasyon sorunlarını tespit etmek içindir. Anket 26 sorudan oluşmaktadır. Anketin güvenilirlik katsayısı 0,816 bulunmuştur. 401 kişiye uygulanan anketin yorumlanmasında SPSS programından yararlanılmıştır.
  • Öğe
    Dönüşümcü liderliğin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi: Üniversite çalışanları üzerine bir araştırma
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2018) Şahin, Fatma; Bacaksız, Pınar
    Liderlerin benimsemiş olduğu liderlik stilinin örgütsel bağlılık üzerinde etkili olması beklenmektedir. Dönüşümcü liderliğin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinin üniversite çalışanları özelinde araştırılması, bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilmesi için literatür taramasının yanında anket uygulaması yapılmış, 299 kişinin katılımının gerçekleştiği bir anket uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar dönüşümcü liderlik davranışlarının örgütsel bağlılığa etkisinin pozitif yönlü olduğunu ortaya koymuştur. Dönüşümcü liderlik ve örgütsel bağlılık ilişkisinde yaş ve öğrenim durumu göre anlamlı farklılıkların olduğu çalışmanın sonuçları arasında yer almaktadır. Bu noktada yaş değişkenine göre 37-43 yaş, 44-51 yaş ve 52 yaş üzeri bireylerin 31-36 yaş aralığındaki bireylerden daha yüksek düzeyde bağlılığa sahip oldukları görülmüştür. Öğrenim durumu açısından yapılan araştırma neticesinde lise mezunlarının örgütsel bağlılık düzeylerinin üniversite ve master/doktora mezunlarına göre daha yüksek düzeyde bağlılığa sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Medeni durum, işyerinde çalışma süresi, cinsiyet gibi değişkenler açısında ise anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Üniversite çalışanlarının yanıtları aracılığıyla bu sonuçların elde edilmesi, çalışmanın sınırlılıkları arasında yer almaktadır.
  • Öğe
    İş suistimallerinin sebepleri ve önleme yöntemlerine yönelik bir araştırma
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2016) Can, Serhat; Arslantaş, Cem Cüneyt
    Çalışmamız iş suistimalinin sebepleri ve suistimalden korunmak için alınacak önlemleri içermektedir. İlk bölümde suistimal kavramı, suistimalin sebepleri ve işletmelerde suistimal risk yönetiminden sorunlu organizasyondaki örgütlerin faaliyetlerine değinilmekte ikinci bölümde ise suistimalden korunmak için uygulanan proaktif ve reaktif yöntemler üzerine durulmaktadır. İkinci bölümün ana hatlarını suistimalin suistimali önlemek için en çok yapılan yanlışlıklardan işe alım süreci, yetersiz çalışan gözlemi, zayıf iç kontroller ve suistimalin tehlikesini uyaran kırmızı bayraklar ACFE 2014 Araştırma Raporu ve çeşitli araştırma raporlarından faydalanarak analiz edilmiştir. Son bölüm nitel araştırmamızı oluşturan bölümdür. Araştırmada mülakat ve gözlem tekniği uygulanmıştır. Araştırmanın kapsamına Türkiye'nin ilk 100 işletmesi arasında olan büyük ölçekli ve KOBİ ölçeğindeki diğer işletme alınmış olup yapılan görüşmelerde suistimal önleme yöntemlerinin faydalı olup olmadığı, işletme ölçeğinde yapılan veya yapılmayan uygulamalar arasında kıyaslama yapılarak cevap aranmıştır. Suistimal önleme yöntemleri iş dünyasında gelecekte artarak devam edecek fakat suistimal olayları da bitmeyecektir. Ne kadar önlem alınırsa alınsın suistimal eğer işletme etik bir iç çevreye sahip olmadıkça azalmayacaktır.
  • Öğe
    Bilişim teknolojisinde katalogla pazarlamanın önemi ve mobilya sektöründe bir uygulama
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2020) Toprak, Günay Faruk; Bacaksız, Pınar
    İnsanlar artık internet alışverişini yaygın olarak kullanmaktadır. Mobilya sektöründe de bilişim teknolojisinin yeri oldukça etkilidir. Bu düşünceden yola çıkılarak yapılmış olan çalışmada internet alışverişi, e-mağaza ve mobilya satın alımı ile ilgili müşteri fikirleri incelenmiştir. Bu araştırma ile İstanbul ili ve çevresinde ikame eden katılımcıların internetten satın almak istedikleri mal ve hizmetle ilgili bilgileri nasıl elde ettikleri, internet üzerinden mobilya satın alırken müşteri tercihleri nelere dikkat ettikleri ve mobilya satın alma davranışlarını etkileyen faktörleri tespit etmek amacına yönelik oluşturulmuştur. Elde edilen cevaplar SPSS (Sosyal Bilimler İçin İstatistik Programı)'de analiz edilmiştir. Yapılan anket çalışması sonucunda araştırmaya katılanların çoğunluğunun kadın olduğu, medeni durumunun bekar olanların fazlalıkta olduğu, diğer yaş gruplarına oranla 26-35 yaş aralığında katılımcının daha fazla olduğu, 2500 TL ve altı maaş grubunda yer alan daha fazla katılımcı olduğu, katılımcıların eğitim durumunun lisans düzeyinde daha yoğun olduğu ve katılımcıların özel sektör alanında çalışanların fazla olduğunu gözlemlenmiştir.
  • Öğe
    Toplam kalite yönetiminde liderlik davranışları ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2018) Özuslu, Emel; Özçakar, Necdet
    Örgütlerde yöneticilerin liderlik davranışları günümüzde örgütlerde personelin verimlilik ve motivasyonunda önemli bir faktördür. Günümüzün modern lliderlik davranışlarını sergileyen yöneticiler çalışanları güdüleyerek ortak hedefler etrafında bileştirebilirler. Yöneticilerin sergilediği liderlik davranışları çalışanların devamlılığı üzerinde etkili olmaktadır. Bu araştırmanın amacı liderlik davranışları ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Bu amaçla İstanbul ilindeki ihracat yapan 10 firmada çalışanlardan 101 kişiye anket uygulanarak sonuçlar SPSS 22 programında değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda liderlik davranışlarıyla örgütsel bağlılık arasinda pozitif yönlü anlamli ilişki saptanmıştır.
  • Öğe
    Gelişen havacılık sektöründe eğitim yönetimi sistemi: Thy
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2018) Sezer, Elif; Yıldırım, Hakan
    Bilgisayar ve iletişim teknolojisinde hızlı değişimin yaşandığı, bilginin hızla üretilip paylaşıldığı, aynı hızda tüketildiği, bilgiye ulaşmanın bilginin kendisi kadar önem kazandığı günümüzde, bir kurumun varlığını sürdürebilmesi, ulusal ve uluslararası alanda öne çıkması ve kalıcı olmasının yolu nitelikli ve donanımlı insan kaynağından geçmektedir. Bilgisayarların 1980'li yıllardan itibaren eğitim dünyasında yer almaya başlamasıyla birlikte, daha kolay, daha zenginleştirilmiş öğrenme biçimleri ortaya çıkmış, iletişim teknolojisinin gelişimi ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte eğitim ve öğrenme sanal ortama taşınmıştır. İnternet tabanlı uzaktan eğitim sistemleri, eğitimin her alanında kullanılmakta, insan kaynağının eğitiminde, zaman ve mekân kısıtlarını ortadan kaldırdığı, uzaktan erişim olanağı sağladığı için bilgilerin hızlı ve etkin paylaşımını, bilgi ve becerilerin etkin biçimde ve kısa sürede artırılmasını, çeşitlendirilebilmesini mümkün kılmaktadır. Bunun bir sonucu olarak, eğitim/öğrenme biçimleri de sınıf ortamındaki geleneksel "aktif öğretici-dinleyen öğrenci" öğrenme biçimini değiştirmiştir. Eğitmenin, "özelleştirilmiş içerik" yerine tüm sınıfa aynı bilgiyi aktaran bir anlatıcı değil, daha çok düzenleyici/yol gösterici rolünde olduğu, öğrencinin ise dinamik bir öğrenme süreci içinde kendi ihtiyaçlarına uygun bilgi ve beceriler edindiği bu yapıda, yüz yüze eğitim ve öğrencinin dijital ortam üzerinden kendi kendine öğrenme faaliyetinde bulunduğu iki öğrenme biçimi harmanlanmış ve birleştirilmiştir. Öğrenci odaklı bu öğrenme biçiminde, bilginin dijital ortamda ve standart olarak sunulması, "düzenleyici" olarak rol alan eğitmenin bilgi ve birikimine bağlı olabilecek farklılıkları ortadan kaldırmakta ve kişiye olan bağımlılığı en aza indirmiş olmaktadır.
  • Öğe
    Türkiye'deki çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisindeki yeri ve insan kaynaklarının önemi
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2017) İmren, Ersin; Dündar, Gönen İlkar
    Küresel rekabetin gelişen teknoloji ve artan tedarik olanakları dahilinde hız kazanması ülkelerin ekonomisine doğrudan etki eden çok uluslu işletmeler tarafından önde gelen işlevsel bir mekanizma olarak değerlendirilmektedir. Çok Uluslu Şirketler artan rekabet ortamında üstünlük sağlamak için insan kaynakları departmanına önem vermektedir ve buna bağlı olarak kaliteli ve kalifiyeli personel seçmek için İnsan Kaynakları departmanın önemi daha çok artırmaktadır. Bu nedenle de bu tez çalışmasında Türkiye'deki çok uluslu şirketlerin global ekonomideki konumunda ve büyümesinde insan kaynaklarının ne derece etkili olduğu incelenmesi amaç edinmiştir. Bu tez çalışmasının amacı, çok uluslu şirketlerin büyümesinde ve Dünya ekonomisine yön vermesinde ulusal olmaktan çıkıp uluslararası boyutta ulaşmasında İnsan Kaynaklarının olumlu ve olumsuz etkilerini incelemektir. Bu çalışmanın birinci bölümünde çok uluslu şirketlerin tanımı, özellikleri, türleri, dünya ekonomisinde ve küreselleşmedeki yerleri, olumlu ve olumsuz etkileri gibi bilgiler verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Türkiye'deki çok uluslu şirketler ve bu şirketlerin doğuşu, faaliyet alanları, amaçları, organizasyon yapıları yatırımları ve bu yatırımları etkileyen faktörler ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde dünya ekonomisi ve insan kaynakları hakkında bilgi, Türkiye'de Faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisi üzerindeki etkileri, insan kaynaklarının yatırıma etkileri, payları ve insan kaynakları yönetiminin temel fonksiyonları anlatılmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise anket tekniği ile gereç yöntem ve bulgular ile araştırma yapılmıştır. Veriler toplanarak analiz edilmiştir.
  • Öğe
    Hastane yönetiminin insan kaynaklarını yönetme süreci: Sağlık çalışanları perspektifinden bir değerlendirme
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2022) İrvül, Elif; İrhan, Hacı Bayram
    Evrenselleşmenin insanlarda meydana getirdiği başarma arzusu ve her alanda bilgi sahibi olma isteği işletmelerin de bu değişim sürecine uymalarını zorunlu kılmıştır. Bu durum işletmelerde insan kaynakları yönetimine uymasına, alanında başarılı ve nitelikli kişilerin seçilmesini zaruri hale getirmiştir. İnsan kaynakları yönetimi organizasyonlarda belirlenmiş olan strateji hedeflerinin hizmetinde beceri sergileyecek iş gücünü doğru yönlendirme girişimlerini kapsar. İnsan kaynakları öncelikle kendi içinde bir dizi faaliyetten de sorumludur. Çalışan iş alımı, eğitim, geliştirme, değerlendirme ve ödüllendirmenin yanında istenen zamanda istenen kalitede insanı hedefe kanalize etmekle yükümlüdür. İnsanın beşeri yetenekleri ile fiziksel yetenekleri arasındaki dengeyi yakalamak sistem ve hedef konulan strateji başarısını sağlamak açısından oldukça önemlidir. Sağlık geliştirme açısından planlama yapan, stratejiler oluşturan ve tedaviyi uygulayan kişileri doğru çalışma alanına konumlandırmak hastanedeki insan kaynaklarının yönetimi sürecinin doğru sürdürülmesinden geçer. Maddi açıdan bu süreci değerlendirecek olursak günümüz şartlarında sağlık sektörüne yapılan harcamalarda göz önünde bulundurulduğunda ister kamu ister özel sektör olsun bu yöndeki harcamaları en aza indirmek, etkin uygulayıcıları işe almak ve konumlandırmaktan ve dolayısı ile insan kaynakları yönetim sürecinden geçer.
  • Öğe
    Uluslararası pazarlamada standardizasyon ve adaptasyon stratejileri
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2020) Koca, Hüseyin; İrhan, Hacı Bayram
    Standardizasyon ve adaptasyon kavramları konu ile ilgili araştırmacılar tarafından son on yıllarda tartışılmaktadır. Standardizasyon yaklaşımının izleyicileri, yöneticilerin homojen stratejiler uygulaması gerektiğini vurgulamaktadır, çünkü dünya genelinde pazarlar homojen ve yakınsaktır. Oysa adaptasyon destekçileri, her pazarın kendine has özellikleri olduğunu ve bir yöneticinin kararını etkileyebilecek birçok faktör bulunduğunu ve pazarlama stratejilerinin buna göre tasarlanması gerektiğini savunmaktadır. Hem standardizasyon hem de adaptasyonun bazı avantajları ve dezavantajları da vardır. Bu araştırmanın amacı, önceki araştırmaları değerlendirmek ve hangi uluslararası pazarlama stratejisinin daha iyi olduğunu değerlendirmektir.
  • Öğe
    Güvenceli esneklik ve istihdam ilişkisi: Türkiye uygulamaları
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2021) Seven, Beşir; İrhan, Hacı Bayram
    Günümüzde küreselleşme süreci, tüm ülkelerin ekonomik ve sosyal yapısını değiştiren üretim ve yönetim yöntemlerinin, teknolojik gelişmenin, uluslararası rekabetin, üretim, dağıtım ve sermaye akışlarındaki değişikliklerin gelişmesine ve değişmesine yol açmıştır. Tüm değişikliklerin gerektirdiği gibi, ekonomik ve sosyal yapıların kalitesindeki ve içeriğindeki değişiklikler de yasal ve kurumsal düzenlemelerde yenilik gerektirir. Küreselleşme sürecinde meydana gelen ekonomik ve sosyal değişiklikler, işgücü piyasasında esnek istihdam biçimlerini ortaya çıkarmıştır. Ancak, esnek istihdam biçimlerinin çalışanlar üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için güvence koşullarını da içeren önlemler alınması gerekmektedir. İşgücü piyasasındaki a-tipik istihdam modellerindeki artış, istihdamın kutuplaşması, işsizlikteki artış, istihdam sektörünün dağılımındaki değişiklikler ve mesleki yapıdaki değişiklikler nedeniyle bu yapı ortaya çıkmıştır. Her ülkenin ekonomik ve sosyal yapıları birbirinden farklı olduğundan, güvenceli esneklik uygulamaları açısından alınacak önlemler de farklıdır. Ancak, Avrupa Birliği üye ülkelerin güvenceli esnekliğini sağlamak için dört unsurdan oluşan bir yol haritası geliştirmiştir. Bu bağlamda, AB üye ülkeleri ve Türkiye'de güvenceli esneklik kavramları üzerine yapılan araştırmalar, bu kavramların gelişimini ve çeşitli politikaların benimsenmesiyle ulusal düzeyde uygulanmasını göstermektedir.
  • Öğe
    Turkiye'de yerleşik toplum kültürünün örgüt kültürü ve işletme yönetimi üzerine etkisi
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2016) Yapık Engül, Başak; Yazıcı, Mehmet
    Işletmelerin faaliyet gösterdiği ülkedeki insanlarin sahip olduğu kültürel özellikleri ve aile yapıları işletmelerin iş yapma şekillerini etkileyen en önemli diş etkenler olarak kabul edilir.Ulkemizin kültürel özellikleri ve aile yapısının aile işletmeleri üzerine etkisinin araştırıldığı bu çalışma, teori ve uygulama olarak iki kısımdan oluşmaktadır.Calismanin ilk kisminda aile işletmelerinin kültürel ozellikleri ve aile yapısının etkisiyle varislerin yeti ve önemini,bununla beraber kurucunun is yapma felsefesindeki yasanan değişimi işletmeyi kurumsallastirmaya taşıma ve profesyonellerle çalışmanın işletmeye olan kazanımları üzerinde durulmuştur.
  • Öğe
    Boş zaman davranışlarının çalışanların role dayalı performans düzeyleri üzerindeki etkisinde kişilik özelliklerinin rolü
    (İstanbul Esenyurt Üniversitesi, 2016) Koçak, Memet; Deniz, Nevin
    Bu araştırmanın amacı, yoğun ve stresli iş hayatında çalışan performansını ve dolayısıyla örgütsel performansı da artıran boş zaman davranışlarının role dayalı iş performansına etkisini ortaya koymaktır. Bu amaçla anket yöntemi kullanılarak elde edilen veri SPSS 20 paket programıyla analiz edilmiştir. Araştırmada kariyer performansı, yenilikçilik, organizasyon performansı, takım performansı gibi faktörler dışadönüklük, uyumluluk, nevrotiklik, gelişime açıklık ve sorumluluk etmenleriyle ele alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre boş zaman davranışları kısmi değişken olarak belirlenmiş, söz konusu etmenlerin faktörler üzerinde anlamlı bir etki yarattığı ortaya konmuştur